Virüslerin Yapısı ve Çoğalması

10 Ağustos
Yorum Yok
Virüslerin yapısı
Genellikle protein bir kılıf ve nükleik asitten meydana gelen bir özdengelmiştir
Protein kılıf veyahut kapsit bakteriyofaj başka bir deyişle bakterileri enfekte edebilen T4 virüsünde bulunduğu gibi kuyruk ve parmaksı uzantıları ile komplike bir yapıda veyahut kolay polihedron veyahutçubuk biçiminde (aslında protein moleküllerinin meydaan getirdiği bir sarmal olabilir. 



Pek defa hayvan virüsü, kimi nebat virüsleri ve oldukça az bakteriyofajın kapsidinin çevresi bir zarf yapısı ile çevrelenmiştir; bazı durumlarda bu zarf virüsün içersinde yer aldığı konak hücrenin plazma zarından veyahutbazı durumlarda de konak hücrenin sitoplazmasından meydana gelir, her iki durumda de türe has proteinler içermektedir
Kapsit ve zarf proteinlerine ek olarak kimi virüsler (kısmen retrovirüsler)hudutlu sayıda enzimlere sahiptirler.
Virüsün cinsine bağlı olarak nükleik asit, 3500-600.000 arasında nükleotit (Bazı virüslerde daha düşük sayıda nükleotit vardır; bu virüsler konak hücre farklı bir yardımcı virüs doğrulusunda enfekte edilirse çoğalabilirler) sahibi olan tek bir molekül halindedir(Grip virüsü gibi bazılarında nükleik asit 6-8 parçalıdır, HIV [AIDS virüsu] ise kromozomun iki kopyasını taşır). 
Eğer bir genin ortalama boyu 1000 nükleotit olarak kabul edilirse, buhalde bir virüsteki toplam gen adedi beş ila yüzlerce arasında değişebilir.
Virüsler nükleik asitleri itibariyle devasa çeşitlilik gösterirler. 
Bazılarında DNA çift iplikçikli iken diğerlerinde tek iplikçiklidir. 
Bazılarında DNA doğrusal, bazılarında halkasal yapıdadır. 
Pek defa virüs bütün başka hücresel organizmalardan RNA gerilerine sahip olmalarıyla ayrılır. 
Pek defa halde RNA tek-iplikçiklidir fakat kimi çift iplikçikli RNA virüslerinin zenginliği belirlenmiştir.
Virüslerin çoğalması
Virüsler multienzim sistemlerine sahip olmamaları, ATP üretmemeleri ve sentez içersinde ihtiyaç duyulan ham maddeleri olmamaları hasebiylebirçok organizmanın yaptığı biçimde çoğalamazlar.
Yeni virüslerin oluşmasını gerçekleştiren faktör virüsün kendi değil; fakatonun verilen bulgular tarafında gayret gösteren konak hücredir. 
Bu nedenle virüsler suni besiyerlerinde çoğalamazlar, bunun içersindeişlek hücreye ihtiyaçları bulunmaktadır
Pek defa ilaç şirketi ve inceleme laboratuvarlarında virüsler sık sıkbakteriler içersinde, döllenmiş tavuk yumurtalarında veyahut doku kültürlerinde üretilirler.

Yeni bir virüs meydana getirmek içersinde konak hücrenin kimyevi yapısı kullanılır; şunlar hücreyi tomurcuklanma şeklinde veyahut hep beraberpatlatarak terk ederler. 
Diğerleri kendisi kalıtsal materyallerini konağın kromozomuna birleşikederler veyahut yeni soylar oluştururlar veyahut uyuşuk durumdabirşeylerin kendilerini aktive etmelerini beklerler. 
Retrovirüslerde ise RNA genomu DNAhaline aksi transkriptaz ile kopyalanır; konak genomuyla bir araya getiren işte bu DNA versiyonudur.
Faj kuyruk fibrilleri ile bakteri hücre duvarına tutunur; protein kılıfı dışarıda kalırken nükleik asidi konağa enjekte edilir. 
Bu enjeksiyon içersinde ihtiyaç duyulan enerji fajın kuyruğunda tespit edilen tahminen 140 ATP molekülünün (hepsi 140 Ca iyonu) hidrolizinden sağlanmaktadır. 
Bu sırada bakteri hücresinde faj DNA’sı yeni viral DNA ve proteinin sentezi içersinde ihtiyaç duyulan kalıtsal bulguyu karşılamaktadır.
Bu sentezlenen proteinler tekilce viral kapsitlerin değil, bu arada viral içeriklerin sentez ve devamına takviye edecek enzimlerin de yapımıiçersinde kullanılmaktadır
Bu arada yeni viral nükleik asit ve proteinlerin oluşumundan ardındanşunlar yeni bakteriyofajlar durumuna gelirler ve faj indükleyen enzimleri bakteri hücre duvarına saldırarak lizize uğratırlar.



Basit virüsler birleştirici enzimlerle ilgilenmez. 
Bunun adına bir veyahut iki tip kılıf proteini kullanırlar, bu proteinler viral genomun çevreninde kristalize olurlar
Bu kendi-düzenlenme vakası tütün mozaik virüsünde belirlenmiştir, bu virüsün 2130 eş protein altbirimi RNA molekülü süresince sarmal şeklindedizilirler. 
(Son çalışmalar bu virüsün kapsitlerinin iki katlı diskler biçiminde olabildiğini ve ardından bir konformasyon değişikliğine uğrayarak bu türbir yapı oluşturduğunu göstermiştir).​
YORUMLAR
Hiç yorum yapılmamış
© 2018 Yekten.NET Tüm hakkı saklıdır izinsiz kopyalanamaz...